Microsoft Health: Future Vision

by mduman 2. Haziran 2008 22:10

Microsoft'un gelecek vizyonu doğrultusunda yayınlamış olduğu videolardan bazılarını önceki yazılarımda sizinle paylaşmıştım. Bu sefer ise sağlık alanında gelecekte olacak gelişmeler hakkında sizinle bir video paylaşmak istiyorum.

Ayrıca Silverlight 2.0 Beta 1 ve WPF ile geliştirilmiş ve aynı zamanda http://www.codeplex.com/mscui/Release/ProjectReleases.aspx adresinden kodlarını da edinebileceğiniz bir uygulama olan Microsoft Health Common User Interface'in özelliklerini ve yapabildiklerini http://www.mscui.net/PatientJourneyDemonstrator/ adresinden deneyimlemeniz mümkün. 2050 yılında ölüme çare bulunacakmış, merakla bekliyoruz :)

Video'da doktor göz kontrolü için kullandığı bir cihazı bilgisayarı (bilgisayar değil sanki şarj filan oluyor ama, beyaz bir tablet) yardımı ile buluyor. Visual-Real Live Search gibi bir uygulama çıkarsa hazırlıklı olun. 

 

Tayfun Akçay, Microsoft ve 1 Mayıs

by Murat Duman 1. Mayıs 2008 03:27

Yıllar tablosu 2004'ü gösteriyordu biz tanıştığımızda. ODTÜ'nün beyazı güzel kışı gelmeden önceki son demler, son baharlar yaşanıyordu kantinde. Bizim olmayan ama komşunun da diyemediğimiz tiz sesli bölüm kantininde. Yıllar sonra şöyle yansıyacaktı bu muhabbetler dijital tozların oluşacağı yıllık sayfalarımıza:

Tayfun Akçay. Sen ki evini, aşını, bilgini, en önemlisi de dostluğunu paylaştın benimle. Sadece benimle mi? Kapın herkese açık, bilgisayarın da öyle. :) Bir developer uyumaz, yemek yemez, eğlenmez, hayatın tadını çıkarmaz zannedenlere söyleyecek sözüm, gösterecek örnek bir dostum var. 2 yıl oldu ama kimse bitecek sanmasın. Her şey yeni başlıyor. Yıllar sonra ASP.NET kaç +(artı)lı olur bilmem ama bizim dostluğumuzun oldukça katmerli olacağına eminim. CRM dedik, İstanbul dedik, ama İzmir gibisi yok biliyorsun. Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer orası olacaktır. Gelecek ile ilgili çok güzel düşüncelerimiz var ve ben onların gerçekleşeceğine inanıyorum. Bize başka bir dünyadan gelmiş gibi bakanlara söyleyecek tek bir sözüm var: "Siz her zaman kaybetmeye mahkumsunuz". Güneş doğarken kaparım gözlerimi ve anarım seni burada olduğu gibi; Çınlamazsa o gün (e)M(e)S(e)N, bil ki sistem "Timeout" olmuştur. Saygı ve sevgi ile. Murat Duman

--------------------

Bölümde ilk günüm. Tamamen yabancı bir ortam ve ne yapacağımı bilmiyorum. Hemen birini bulup konuşmalıyım. Birden oluverdi işte. Nerden bilebilirdik ki o an hayatımızın birçok kez kesişmesini sağlayacak. Neler yapmadık ki. Projeler, her türlü değişik gerekli gereksiz eğlence aktiviteleri, sıradışı spor deneyimleri, uykusuz geceler, araştırmalar...Bir de tam bir partner. Kalkıştığımız işlerden başımız eğik çıktığımızı hatırlamıyorum. Sanki birbirini tamamlayan birer parça gibi, hep tamamladık birbirimizi. Gerçekten zevk veriyordu çalışmak seninle. Biliyordum ki orada birisi bizim için birşeyler yapıyor. Kimbilir daha neler yaparız bilinmez ama yaparsak iyi yaparız. Buna inanıyorum :) Nice .NET li günlerde buluşmak üzere; saygı ve sevgi ile. Tayfun AKÇAY

Birlikte ne sunumlar, eğitimler, projeler, dersler, eğlenceler, sportif hareketler, uykusuz geceler, tonlarca kahveler, çılgın fikirler ve güzel zamanlar geçti. Seni hedefine bugün (1 Mayıs) itibari ile gönderdik. Microsoft'da da her zaman için farklı, özgün ve başarılı olacağına tüm kalbimle inanıyorum. Çalışma hayatın için ilk tebrikler benden ve sevdiklerinden. Başlattığın yeni çağda umarım yanında da her zaman senin kadar kaliteli insanlar yer alır.

Arşivlerden dijital tozlu birkaç resim de hatıra olsun:   

DOSTLUKLAR

1- Yüzyüze dostluklar vardır.
Güneşle ayçiçeğinin dostluğu böyle bir dostluktur mesela. Ayçiçeği sabahtan
akşama kadar hiç ayıramaz yüzünü güneşten...

2- Uzak dostluklar vardır.
Denizlerin ortasındaki bir adayla, dağların arasındaki bir göl,
birbirlerinin uzak dostlarıdır. Dostluklarını gündüz kuşlarla, gece
yıldızlarla iletirler birbirlerine...

3- Sessiz dostluklar vardır.
Dilsiz bir adamla, duymayan bir başka adamın elleri arasında sessiz bir
dostluk oluşur. Her şeyden konuşur sessizce bu eller...

4- Zorunlu dostluklar vardır.
Pazarla pazartesinin dostluğu gibi. Pazar ağır bir gündür, Pazartesi hızlı
bir gün... Ayak uyduramazlar birbirlerine. Ama dost olmak, yanyana durmak
zorundadırlar...

5- Uzun dostluklar vardır.
İkindi güneşinin altında uzayan gölgeler birbirlerine kavuşurlar ve uzun
boylu bir dostluk oluşur aralarında...

6- Günün birinde ölen dostluklar vardır.
Bir bahçe içindeki ahşap ev ile yanıbaşında duran ceviz ağacının dostluğu
gibi... Birgün kocaman elli adamlar ve kocaman gövdeli makinalar o bahçeye
girip de, bir süre sonra evin ve ceviz ağacının yerinde asık suratlı binalar
yükseldiği zaman ölen dostluklar...

7- Vakitsiz dostluklar vardır.
Bir peçete, bir kağıt mendil vakitsizce dostu oluverir gözlerimizin.... Ya da
ayrılırken verilen bir dal karanfil ellerimize o anda gelen dostluktur...

8- Bakımsız dostluklar vardır bir de...
Zaten var, zaten dostuz deyip yıllarca bir telefonun, bir kaç cümlelik
Mektubun, bir mailin bile çok görüldüğü dostluklar...

HİÇ BİR DOSTLUĞUN BAKIMSIZ KALMAMASI DİLEĞİYLE...

Dönen yok seferinden gibi oldu :) Hafta içi 2-3 akşam yüzme, hafta sonu tenis maçlarında kozlarımızı paylaşacağımız için kendini bu yoğun! tempoya hazırlasan iyi edersin :)

#EOF

Malatya Maceraları - II.Bölüm

by Murat Duman 22. Mart 2008 16:37
Üniversite girişinden başlayalım isterseniz maceranın ikinci bölümüne. Kapıda her üniversitede olabileceği gibi giriş sorunu yaşadık. Tabii o gün Nevruz kutlamaları da olduğu için güvenlik biraz daha temkinliydi. Ye kürküm ye misali bir giriş yaptıktan sonra, kongre merkezine doğru yola koyulduk. Etkinliğimiz 13:00'da başlıyordu. Tabii biz 09:00 gibi gelmiş olduğumuz için biraz dinlenelim, vakit bulursak internete girelim ve blog yazılarımızı girelim, mailleri kontrol edelim, belki de kod yazalım diye düşünürken, etkinliği üstlenen Malatya İnönü Üniversitesi Üniversite Sanayi İşbirliği Topluluğu'nun Yönetim Kurulu öğrencileri ile birlikte
güzel ve birbirinden leziz yemekler yemek için üniversite içinde tura başladık. Erzurum ve  Malatya etkinlikleri sonrası söyleme ihtiyacı hissettiğim en önemli şey yemekler. Gerçekten etinin leziz olmasını bir yana bırakalım, yoğurdu bile ayrı bir tatlı geliyor insana. Temiz havası ve stresin olmayışı ise tekrar tekrar çağırıyor sizi bu şehirlere.

Etkinlik başlarken biz de salonda son kontrollerimizi yapıyorduk. Bize ayrılan 3 saatlik dilimin ilk saatinde ben yakın geleceğim internet teknolojileri ile ilgili bilgiler verirken, Daron da geri kalan kısımda katılımcılara oldukça teknik bilgiler yüklemeye çalışıyordu :). Kitlenin İşletme, İktisat, Tıp, Kimya vb. gibi bölümlerden oluşmasının yanında Bilgisayar Mühendisliği'nden de öğrenciler vardı. İşte bu aşırı yükleme etkinlik sonrası değerlendirme formlarına da yansımış ki Daron yorumlarında bunlardan da yakınıyor. Benim sunum sırasında kendimi rahatsız hissetmemin en önemli nedeni katılımcılardan çok az soru ya da "katılım" alabilmemdi. Sanırım halen daha sunumları Web 1.0 yöntemi ile yapmak gerekiyor. Henüz Web 2.0 mantığına hazır değiliz. Bize ne verilirse almaya kararlı bir durumda yürümeye, bazen durmaya devam ediyoruz.

Etkinlik sonrası gelen sorulardan bazılarına sitemden de yanıt veriyor olacağım. En çok merak edilen konular MSP nasıl olunur? Sertifikasyon süreci nasıl işliyor? Microsoft Yaz Okulu'na nasıl katılırım? Microsoft'a nasıl girerim?
Bu soruların çoğu genel olduğu için sitemden sırayla yanıtlıyor, ilgili yazıları yazıyor olacağım.

Etkinlik öncesi bir arkadaşım bana şöyle bir soru yöneltti: "Sen Joker misin?" Daron'un SilverlightMan olduğunu da o esnada konuşuyorduk tabii ki :). Batman'deki o kötü Joker olmasam da gülmeyi, güldürmeyi seviyorum. Henüz Joker kadar başarılı değilim tabii ki. Tabii bu soru gelince ben de iskambil kağıtlarındaki "joker"i de düşünmeyi ihmal etmedim. 52 adet iskambil kağıdının yanında 2 tane de joker çıkar kartların kutusundan. Bunları pişti, ihale, king, batak vs. gibi oyunlarda kullanmazsınız ama kullanıldığı oyunlar da vardır. Gerektiğinde kullanılır ve olmazsa olmazlardandır. Bu benim yaşam tarzıma daha çok uygun olduğu için böyle bir joker olduğumu düşünmek beni daha çok mutlu etti. Umarım etkinliğe katılanlar için de güzel bir gün olmuştur.
İyi çalışmalar ve ilginiz için teşekkürler.

Malatya Maceraları - I.Bölüm

by Murat Duman 21. Mart 2008 13:18
Dün Malatya'daydım. İnönü Üniversitesi'nde Gençsen Geleceksin etkinliğini gerçekleştirmek için Daron Yöndem ile birlikte Malatya yollarına düştük. Tabii öncesinde ben Ankara'dan Malatya'ya direkt uçuş bulamadığım için İstanbul üzerinden gidiş ve dönüşlerimi ayarlamak zorunda kaldım. (Uçuşlarımda emeği geçen organizasyon grubuna çok teşekkür etmek istiyorum). Durum böyle olunca bir gün içinde 4 uçuş yapmak gerçekten beni yordu. Hatta Ankara'ya gelirken öncesinde geldiğim Malatya uçağı rötar yaptığı için uçaktan indikten sonra koşarak kapılar arası maratonda da birçok yolcuyu geride bıraktığımı, o güzel ve yağmurlu İstanbul'u da ancak 5 dk kadar görebildiğimi söylemek istiyorum.
Tabii bu noktada yaşanan bazı gelişmeleri de size hemen aktarayım.
-Havaş'ın havalanındaki taksicilerle süren bir davası varmış. Bu geçtiğimiz günlerde sonuçlanmış ve taksiciler kazanmış. Bu sebeple artık İstanbul'da havaalanına Havaş servisleri olmayacak. Bu haberi bindiğim Havaş servisindeki yetkililer iletti. Benim de İstanbul'da bindiğim son servis oldu.
-Bu durumda geriye 3 alternatif kalıyor: Taksi, Araç Kiralama ve IETT'nin başlatmış olduğu 06:00 ve 24:00 arası çalışan halk otobüsleri. Görünüşe göre bu otobüslerle havaalanına gitmek epey zor olacak. Çünkü Etilerden kalkan otobüsün tahmini varış süresi 120dk. Bu da en erken 8.30 uçuşu için otobüsü kullanabiliyor olmanız demek.
Tabii bu sebeple ben de sabahın köründe, daha hava aydınlanmadan atladım taksiye Hisarüstü'nden. İstanbul'u bilenler bilir, ordan YeşilKöy'e epey bir sürmesi lazım :). Fakat taksici arkadaşın en düşük hızı 120km/sa olduğu için 20dk sonra havaalanında güvenlik kontrollerimi bitirmiştim. Hatta yolda başka taksiciler ile yarış bile yaptık :)
-İstanbul Havaalanı güvenlik geçişlerinde dizüstü bilgisayarınızı çalıştırmanızı isteyen tek havaalanı(şimdilik).
-Malatya'ya vardığımızda aslında Malatya'da olmadığımızı da anladık. Havaalanı Malatya'nın dışında bir uçta, üniversite ise yine Malatya'nın dışında diğer uçtaydı. Araya da insanlar sıkılmasınlar diye Malatya'yı koymuşlar :).

-Üniversite içinde geçen zamanımızı II.Bölüm olarak yazmayı düşünüyorum.

Üniversite'den çıktıktan sonra hediyelik birşeyler almak için Malatya'ya indik. Etkinliği düzenleyen arkadaşların önerdiği bir dükkana girdik. Gerçekten ben hayatımda böyle müşteri memnuniyeti görmedim. Dükkan sahibi abimiz en az yarım kilo tatmadan alamayacağımızı söyledi. Dükkandaki her çeşitten bir tane yemeye çalışırken kendimden geçmek üzereydim. Güneşte kurutulmuş kayısı, kükürtlü açık renk kayısılar, leblebiler, sıcak kumda kavrulmuş leblebiler, kayısı döneri, atom, muska (ama okunmamış!) antep fıstıklı, lokumlar derken ne yedim ne yaptım dükkandan çıkana kadar hatırlamıyorum. "Yıldırım Kuruyemiş" dükkanın adı. Kartını verdi, servisimiz vardır dedi. Biraz espri ile karışık, arasak getirir misiniz İstanbul'a dedik. "Tüm Türkiye'ye gönderiyoruz" demesiyle glikoz birden beynimin tüm hücrelerinde etkisini göstermeye başladı. Yolda yemek için de ayrıca bir "yolluk" alıp havaalanına doğru yolculuğumuza başladık. Bu yazıyı yazarken bile oturmuş dün akşam aldığımız kayısılardan hüpletiyorum.

Dönüşte ise THY'nin sistemi çalışmadığı için yolculara yeni uçuş kartları düzenlediler. Hep de ben şanslıyım ya benim yerimi de birine vermişlerdi. Pek sorun çıkarmadım Business Class'a yerleştirildiğim için :). Rötar da olunca yukarıda da bahsettiğim gibi bağlı olan uçağı normal şartlarda kaçırıyorum. Ama THY'nin hatası olduğu için biletim İstanbul'da hazırlanmış, uçak kalkış için bekletilmişti. Bu maratonu da 1. bitirip uçağa giriş yaptım. O hızla yanımdaki herkesin uçuş kartlarını toplamışım, içerde hatırlattılar, sahiplerine ilettim. Bu macerada bana tam destek veren Daron'a bir kez daha teşekkürler. "Emniyet kemeri can kurtarır."

Düşünce Hızıyla Para Kazanmak

by Murat Duman 16. Mart 2008 07:34

Para kazanmak istiyorsunuz, çok güzel fikirleriniz de var. Fakat bunları uygulamadıkça ne o fikir bir işe yarayacak ne de siz birşeylere sahip olabileceksiniz. Öyleyse bazı şeyleri uygulayalım ve sonuçlarını görelim. En başarılı insanların bazılarının şirket batırdıklarını, hatta kendi şirketlerinden atıldıklarını görüyoruz. Birşeyi bozmadıkça tekrar yapma ihtiyacı da hisetmiyoruz çoğu zaman. Sanırım elimizi taşın altına götürme zamanı geldi...
Aşağıda iyi bir fikrin ne kadar değerli olabileceğine dair bir yazı var, umarım yararlı olur.

Be An Executioner

It's so funny when I hear people being so protective of ideas. (People who want me to sign an nda to tell me the simplest idea.)

To me, ideas are worth nothing unless executed. They are just a multiplier. Execution is worth millions.

Explanation:

    * Awful idea = -1
    * Weak idea = 1
    * So-so idea = 5
    * Good idea = 10
    * Great idea = 15
    * Brilliant idea = 20

    * No execution = $1
    * Weak execution = $1000
    * So-so execution = $10,000
    * Good execution = $100,000
    * Great execution = $1,000,000
    * Brilliant execution = $10,000,000

To make a business, you need to multiply the two.

The most brilliant idea, with no execution, is worth $20. The most brilliant idea takes great execution to be worth $20,000,000.

That's why I don't want to hear people's ideas. I'm not interested until I see their execution.
—Derek Sivers, president and programmer, CD Baby and HostBaby

Girl From Mars

by Murat Duman 4. Mart 2008 12:39

Gençsen Geleceksin etkinliklerinde katılımcılar izledikleri videoları nerde bulabileceklerini soruyorlar. Bu tarz videolardan bazılarının şirket dışındaki insanlarla paylaşılması malesef mümkün değil. Fakat benim de ilk dinlediğim andan itibaren günlük müzik listeme giren, aynı zamanda da herşeyi özetleyen bir videoyu sizinle paylaşmak istiyorum. Merak etmeyin ben de arama yaparak buldum :)

Video'da çalan şarkı "Ash"'den "Girl From Mars". Magneta Lane grubu güzel bir cover yapmış. Dijital hayat her an, her yerde karşımıza çıkıyor, çıkabiliyor. "Save your Life?" or "Load a new Life" :)


Video: Your Digital Lifestyle

#EOF

Fotoğraf Makinenizi Paris Biletine Dönüştürün

by Murat Duman 25. Şubat 2008 16:43

Yıllardır kendinizi, arkadaşlarınızı, hayatınızı ve yaşadığınız çevreyi ölümsüzleştirmek için kullandığınız dijital fotoğraf makinenizin size bomba gibi bir süprizi var.

"Imagine a world where technology enables a sustainable environment." temasına uygun bir şekilde çektiğiniz fotoğraflardan oluşturduğunuz en fazla 10 resimlik bir koleksiyon yarışmaya katılmak için istenen tek şey.  Yaratıcılığnızı göstermeniz jüri tarafından değerlendirme için önemli bir kriter. Tüm katılımcılar uluslararası arenada yarışacakları için kendinizi ve fikrinizi daha iyi sunup Paris biletinizi ve Fransa'da edineceğiniz güzel anıları, belki de günlerdir dolabınızda atıl duran fotoğraf makineniz ile elde elebilirsiniz. Çok fazla katılımcı olmadığı için de sivrilme şansınız gerçekten fazla. Benim de Project Hoshimi ve Fotoğraf kategorilerinde Türkiye sorumluluğum devam etmekte olup yarışmaya katılıyorum, size de tavsiye ediyorum. Sorularınız ve merak ettikleriniz için de bana e-posta gönderebilirsiniz. http://imaginecup.msakademik.net/ adresinden Türkçe; http://imaginecup.com adresinden ise yarışmanın uluslarası sitesine erişerek kayıt olmanız ve gerekli bilgileri edinmeniz mümkün.

Fotoğraf kategorisinin son başvuru tarihi 2 Mayıs 2008, yaklaşık 67 gün kaldı ve azalmaya devam ediyor... :)

1 yıl 10 etkinlik 100 yazı

by Murat Duman 20. Ocak 2008 21:32

Bu yılki planlarımı kendime saklamak yerine beni takip eden herkese açmanın daha uygun olacağını düşünüyorum. Önümüzdeki 1 yıl için şimdiden planlanmış 3 tane konuşma hazır durumda. Bunların yer, zaman ve içerik bilgilerini yaklaştıkça buradan sizinle paylaşacağım.

100 blog yazısı (ve videosu) girme planını da hayata geçirmek aslında çok kolay bir yoldan geçiyor. Her ay yaklaşık 10 yazı yazmak yeterli. Bu kadar yoğun ve hızlı bir şekilde değişen ve gelişen bir sektörde ise ilgilendiğim alanlarda ve sizi ilgilendirebilecek alanlarda yazı yazmak her ne kadar kolay görünse de bir o kadar da zor. Kaliteli ve güncelliğini kaybetmeyecek içerik oluşturmak için farklı kaynaklardan haberleri takip etmek, bazen aynı olanları elemek, herkesin gördüğünden farklı bir bakış açısı ile olaylara yaklaşmak ve bize neler sağlayacağına bakmak çetin bir yol. Fakat bunun için yeterli zamanımız ve enerjimiz olduğunu düşünüyorum. Kendimizi geliştirmek ve daha güzel bugünler oluşturmak için uykudan kalkıp düşlerimizi gerçekleştirmeye şimdiden başlayalım.  

 

Gençsen Geleceksin

by Murat Duman 5. Aralık 2007 05:16

 GNCTRKCLL ve Microsoft İşbirliğiyle Türkiye Teknoloji Turu Başladı !!!

Gençler ve teknoloji severlerin geleceğin teknolojilerine vizyonel bir bakış açısı ile bakmalarını sağlamayı amaçlayan etkinlikler içerisinde mobil teknolojilerden, internetin geleceğine kadar geniş bir yelpazedeki içerik, konusunda uzman konuşmacılar tarafından gerçekleştirilecektir.

Internet’in Geleceği; Web 2.0, Web 3.0 ,Silverlight , Live Labs,Windows Vista, Media Center , Gaming, Windows Mobile , Surface Computing ve yeni web trendleri başlıkları ile birlikte görsel uygulamalı demoların da eklenmesiyle Yakın Geleceğin Teknolojileri başlıklı  ilk oturumumuzu tamamlayacağız.

İkinci kısımda Yazılım Teknolojileri başlığı altında; Tasarım ve yazılımın önemi , Expression Ürün Ailesi üzerine uygulamalar ile zenginleştirilmiş derinlemesine bir gezinti ve Geleceğin Yazılım Trendleri bünyesinde Visual Studio 2008 ve diğer 2008 ürünlerinin incelenmesi ile ikinci oturumumuzu sonlandıracağız.

Tüm bunlar ile birlikte her durağımızda Turkcell’in de sponsorluğu ile dağıtılacak geri bildirim formlarını dolduran öğrenci arkadaşlarımız içinden bir kişiye Turkcell QTEK S200 PDA  verilecek.

 “Neden Gelmeliyim?” diyorsan…

Gelecek fırsatlarla dolu ve bu fırsatlar için fikirler etkinliklerde seni bekliyor olacak. “Web 2.0 konusunda Türkiye’de ne gibi projeler yapılabilir? Web 3.0 neler getirecek? Mobil teknolojilerin geleceğindeki değişim seni ve çevreni nasıl etkileyecek? Bilgisayar Oyunları hayatımızın ve iş dünyasının nasıl bir parçası oluyor? Peki bilgisayar oyunları senin geleceğini nasıl değiştirebilir? IPTV ne gibi fırsatlar yaratacak? Facebook’un hayatımızı sarmaya başladığı günümüzde gelecek iletişim ve sosyal ağ fırsatları neler olacak? Robotlar hangi alanlarda kullanılıyor ve geleceğin robotları neler yapacaklar? Surface teknolojiyle neler yapılabilir ve Surface uygulamaları senin hayatını nasıl değiştirir? Tasarım dünyasındaki değişim hangi yeni araçları beraberinde getiriyor? Çevreyi teknoloji sayesinde nasıl kurtarabiliriz?” gibi soruların hepsinin yanıtı bu etkinlikte, bu etkinlik GELECEK nedir sorunuza cevaplar veriyor…

 “Nereye ve Ne Zaman Gelmeliyim?” diyorsan...

Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde IEEE-ODTÜ Öğrenci Kolu tarafından gerçekleştirilen etkinliğin bilgileri aşağıdadır.

Tarih: 13 Aralık 2007 – Perşembe

Saat: 13:00 (Etkinlik saati 13:00 olarak değiştirilmiştir.) 

Yer: Elektrik-Elektronik Müh. D. Blok – Sevim Tan Amfisi

"Kimler Geliyor?"

TURKCELL Genel Müdür Yardımcısı - Ekrem Yener

Microsoft Teknoloji Pazarlama Yöneticisi - M. Nuri Çankaya

Microsoft S2B Program Yöneticisi - Burak Sarıca

Detaylı Bilgi için:
http://www.gencsengeleceksin.com/

Powered by BlogEngine.NET 1.4.0.1
Theme by Mads Kristensen

Yazar Hakkında

Murat Duman Murat Duman
Microsoft Student Partner, Community Lead

E-posta Send mail

Son Yorumlar

Comment RSS

Yasal Uyarı

Bu sitede sunulan tüm bilgi, dökümanların kullanımından doğacak sorunlardan yazar sorumlu tutulamaz. Bu site ve günce(blog) işverenimin görüşlerini, amaçlarını, planlarını veya stratejilerini temsil etmez. Tüm yazılanlar aksi belirtilmedikçe benim fikrimdir. Uygunsuz yorumlar silinecektir.

Copyright 2008 © Murat Duman